![]() |
![]() |
||||||
|
“Kuzey Kıbrıs’a şeriat ihracı” Yok daha neler! 22 Kasım tarihli Cumhuriyet’te gazeteci Leyla Tavşanoğlu, KKTC’den bildiriyor: “Kuzey Kıbrıs’a şeriat ihracı”(!) Okurun kafasını karıştıran bir başlık. Ne oldu ne bitti de, ihraç mallarımız arasına “şeriat” da girdi? Tavşanoğlu, haberine “Aylardan sonra yine KKTC’deyiz. KKTC’nin bağımsızlık ilanının 17. Yıldönümü kutlamalarına katılıyoruz. Arada gözümüze Kuzey Kıbrıs’ta alışılmadık görüntüler takılıyor. Örneğin, Dr. Fazıl Küçük Bulvarı’ndaki geçit törenini izleyen türbanlı bir kadın…” diye başlamış. Sadece “türbanlı bir kadın” olsa iyi; Gazeteci “Dolaşırken gencecik kızların başlarını kapattıklarını, Kuzey Kıbrıs’ın 27 derece sıcağında ayak bileklerine uzanan mantoların içinde dolaştıkları”nıda gözlüyor. Ve hemen kafasına şu soru takılıyor: “O da ne? Pek çok olumsuzluk gibi türbanı da Kuzey Kıbrıs’a mı ihraç ettik yoksa?” Haberden anlaşıldığına göre, Kuzey Kıbrıs’ta bulunan üniversitelerde okuyan 22 bin öğrencinin 3 bini artık tesettürlüdür. Ve Tavşanoğlu’nun can alıcı sorusu: “Türkiye’den sonra KKTC’yi de tehdit etmeye başladığı anlaşılan irticaya kim ‘dur’ diyecek?” Evet söyleyin bakalım, kim dur diyecek? Tavşanoğlu, haberinin yarısında “şeriat ihracı”nı bir kenara bırakıp Türkiye’den KKTC’ye yönelik gerçek ihracattan söz etmeye başlıyor: Bankalar, maaşlar, yolsuzluk, vs. Bir gazetecinin ve gazetenin, Türkiye’deki üniversitelerde öğrenim görme hakları elinden alınan binlerce başörtülü öğrenciden küçük bir bölümünün son çare olarak KKTC’deki üniversitelerin yolunu tutması hakkında söyleyebileceği söz bundan mı ibaret olmalıdır? Başörtülü öğrencilerin elinden öğretim haklarının alınmasının bir gazeteciyi ilgilendirecek o kadar çok yönü var ki… Mesela şu: Başörtülü oldukları için üniversite kapılarının yüzlerine kapatıldığı öğrencilerin acaba kaçta kaçı öğrenimlerini KKTC de içinde olmak üzere, yabancı ülkelerde sürdürebiliyor? Acaba kaçta kaçı, imkânsızlıklar yüzünden “baba ve abi evi”nde tekrar beyaziş yapmaya dönmüşlerdir? KKTC’de bir gazeteci için, “tesettürlü” kadın izlemekten başka iş mi kalmadı?(23 Kasım 2000)
|
|||||||||