![]() |
![]() |
||||||
|
Bilgi vererek kafa karıştırma Gazetecilerden “gaza mı geliyoruz?” eleştirileri… Bugünkü gazetelerde yer alan haberler, Hürriyet’in, dün değinip geçtiğimiz manşetinin öyle “değinilip geçilecek” türden olmadığını koyuyor ortaya. Tekrar edelim: “Acem bülbülü… Konuşup her şeyi anlattı… İranlı ajan konuştuğu için başta Uğur Mumcu olmak üzere tüm faili meçhuller aydınlandı.” Dünkü yazımızda, Hürriyet’in hangi kaynağa dayanarak bu kesin ifadeyi kullandığını sormuş, meseleyi orada bırakmıştık. Aşağıda aktaracağımız, biri Hürriyet'ten, öbürü Yeni Binyıl’dan iki haber, Hürriyet’in bu sorunun cevabından kaçamayacağını gösteriyor : Birinci haber: (MİT’ten yapılan resmi açıklamadan) “Şahıs, Türkiye’de gerçekleştirilmiş bir terör olayıyla ilgili bugüne kadar herhangi bir açıklamada bulunmamıştır.” (Hürriyet, 6 Haziran) İkinci haber: “Emniyet Genel Müdürü Turan Genç: Faili meçhullerin aydınlatılması konusunda söylenen kişiyle irtibatımız olmadı.” (Yeni Binyıl, 6 Haziran) Medyakronik, Umut Operasyonu’nun başından beri “normal” gazetecilik yapmak”, “gaza gelmemek”, “kuşkulu noktaları belirlemek”, “kuşkulu durumlarda dili buna uygun olarak kullanmak” noktalarında uyarılarda bulunuyordu. Bugün, biri Hürriyet’ten öbürü Star’dan iki meslektaşımızın bu eleştirilere katıldığını ve meslektaşlarını uyarmaya başladığını sevinerek müşahede ettik. Aktarıyoruz: Hürriyet’ten Enis Berberoğlu: “UMUT operasyonu iddianamesinin hiç kuşkuya yer bırakmayacak ölçüde sağlam kanıtlarla desteklenmesi büyük önem taşıyacak. Aksi halde Türk güvenlik birimleri ile bu satırların yazarı da dahil Türk medyasının dış gaza geldiği ortaya çıkacak.” Star’dan Semih İdiz: “Bu arada biz gazetecileri ilgilendiren bir vahim husus daha var. MİT dünkü açıklamasında Behbahani’nin sorgulaması sırasında Türkiye’deki herhangi bir eylemden söz etmediğini belirtti. Bu gerçekten böyle ise o zaman kimi gazeteler, ‘bülbülün ötmesiyle tüm faili meçhullerin aydınlandığını’ nasıl iddia edebilirler. Burada birileri basına ‘dezenformasyon’ mu sızdırıyor? Yoksa masabaşı habercilik mi yapılıyor?” Şimdilik iki gazeteci… Belki yakında başkaları da katılır bu eleştiriye… Ne dersiniz? Hoş olmaz mı? (6 Haziran 2000)
|
|
||||||||