![]() |
![]() |
||||||
|
Herkesin, “Galiba savaş bitti, mütareke imzalandı” diye düşündüğü bir sırada, 1 Ekim tarihli Hürriyet ve Star’ın sürmanşet cephesinde biribirlerine girmesiyle başlayan son muharebe kanlı çarpışmalarla sürüyor. İlk gün, Hürriyet bunun bir “medya savaşı” olmadığı konusunda “birtakım çevreler”i uyarmış, savaşın iki galibinin olacağını duyurmuştu: “Evrensel gazetecilik ve hukuk.” Gazeteciliğin bu işten bir şey kazanmadığı açık. Onca iddiaya rağmen hiçbir soruşturma açılmamasına bakarak “hukuk”un da bir şey kazanmadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Yoksa bu işten kârlı çıkan tek kesim okurlar mı? Galiba öyle. Bu savaş olmasaydı, onca “belge” hiç çıkar mıydı ortaya? Bugün size Star’ın son iki günde cepheye sürdüğü ve Hürriyet- Milliyet’in, ilk kez cevapsız bıraktığı iki “belge”yi aktarıyoruz.
Doğan-Uzan: Hayırlı bir savaş Doğan ve Uzan grupları arasındaki medya savaşının son bölümü, 1 Ekim tarihli Hürriyet’te yer alan ve Fatih Altaylı imzasını taşıyan “İlk kara para davası Uzan’a” başlıklı sürmanşetle başlamıştı. Aynı tarihli Star’da da “İşte Doğan’ın üçkâğıt belgesi” başlıklı sürmanşet vardı. Bu ikisinin nasıl aynı güne denk geldiği yönündeki merakımız, hatırlayacaksınız, ertesi gün Fatih Altaylı tarafından giderilmişti. Altaylı’ya göre, Star’cılar, Hürriyet’in haberini taşra baskısından görmüş, apar topar kendi kontra haberlerini baskıya vermişlerdi. Biz, Altaylı’nın verdiği bilgiyi doğru kabul ediyor ve son muharebeyi Hürriyet’in başlattığını varsayıyoruz… Fakat ilk gün daha “sağlam” belge ve bilgilere dayanıyormuş izlenimini veren Doğan grubu (savaşı yeniden başlatma kararı almaları, onların da böyle hissettiğini gösteriyor), son iki günde sendelemiş görünüyor. (Hürriyet’in “İlk kara para davası Uzan’a” başlıklı ilk haberinin akla getirdiği ihtimaller ve haberin taşıdığı gazetecilik kusurları için “Kendi savaşlarının haberinde bile…” başlıklı değerlendirme yazımıza dönebilirsiniz; hem böylece konuyu da hatırlamış olursunuz.) İlk dört belgeye cevap var, son iki belgeye yok Uzan grubu, Star televizyonu ve gazetesi aracılığıyla savaşın ilk bölümünde üç; 1 Ekim’de başlayan ikinci bölümünde de gene üç “iftira” yöneltti Doğan grubuna… 4 Ekim tarihli Hürriyet, Milliyet ve Radikal’de iki tam sayfaya yayılan duyurularla birinci bölümdeki üç “iftira” ile ikinci bölümdeki ilk “iftira”ya cevap verildi. Oysa aynı gün Star gazetesinin sürmanşetinde, dünyanın sayılı yatırım bankalarından biri olan (Star’a göre birincisi) Goldman Sachs’ın, Doğan grubunun mali durumu hakkında yazılmış 24 Eylül 2001 tarihli çok önemli bir raporu vardı. Star’ın “İşte her şeyi açıklayan belge” diye sunduğu rapor, Doğan grubunun mali durumunun hiç de parlak olmadığını gösteriyordu gerçekten…Star, raporu şöyle özetledi: “Dünyanın en büyük yatırım bankası Goldman Sachs açıkladı: ‘Aydın Doğan, 6 ayda 730 milyon dolar borcunu ödeyemezse batacak…’ “ Aynı günün gecesi de bu kez Star televizyonu, Doğan grubunun iki üst düzey yöneticisi arasında geçen, 1998’e ait çok önemli bir telefon görüşmesinin bant kayıtlarını yayımladı. Bu telefon görüşmesi bugünkü (5 Ekim) Star gazetesinde de yer aldı. Gazete, görüşmenin içeriğini şöyle özetledi: “İşadamı değil, papyonlu eşkıya… Aydın Doğan’a elini veren kolunu kaptırıyor. Aydın Doğan, 1998’de Korkmaz Yiğit’e Millilyet’i satıyor. 6 milyon dolar kaparo alıyor. Sodnra iş bozuluyor. Aydın Doğan, kaparoyu iade etmek istemiyor, en azından 1 milyon dolarının üstüne yatmak istiyor. Damadını görevlendiriyor. Ayın Doğan’ın damadı Mehmet Ali Yalçındağ, adamlarını telefonla arıyor, ‘Korkmaz Yiğit’e reklam almış gibi 1 milyon dolarlık sahte fatura yazın, para bizde kalsın’ emri veriyor.” Bu yazının ekinde gerek Goldman Sachs’ın Doğan grubunun mali durumuna ilişkin raporunu, gerekse de Star’ın açıkladığı telefon görüşmesinin tam metnini bulabilirsiniz… Okuyunca göreceksiniz; durum, her iki olay için de Star’ın özetlediği gibi; fazlası var eksiği yok. Geliyoruz kritik soruya: Önceki iddiaların tümüne cevap veren Hürriyet-Milliyet neden bu ölçüde somut iddialara cevap vermedi? Goldman Sachs’ın raporuyla ilgili olarak bugünkü Doğan grubu gazetelerinde hiçbir haber yok. Bu, raporun gerçekliğinin Doğan grubu tarafından da kabul edildiğini mi gösteriyor? Aydın Doğan’ın damadı Mehmet Ali Yalçındağ’ın deşifre edilen telefon görüşmesine ilişkin olarak da bugünkü Hürriyet ve Milliyet’te söylenen tek şey şu: Star’cılar böylece “gizliliği Anayasayla teminat altına alınmış telefon görüşmelerini kaydedip yayımlayarak suç işlemişlerdir…” Hürriyet (5 Ekim): “Telsim herkesi dinliyor… Uzanlar, ellerdindeki Telsim şirketi sayesinde herkesin telefonlarını kanunsuz bir şekilde dinlediklerini ispatladı… Doğan Medya Grup Başkanı Yalçındağ ile Doğan Medya Grubu Mali İşler Koordinatörü Gedik arasında geçen sıradan ticari bir konuşma Uzanlar’ın TV’lerinde yayımlandı.” Milliyet (5 Ekim): “Telsim telefon dinliyor… Uzan Grubu’na ait Star televizyonu, iki telefon müşterisi arasındaki konuşmayı yayınlayarak suç işledi… Telsim Telefon Şirketi’nin sahibi Uzan Grubu’na ait Star televizyonu, dün akşam tarihi bir skandala imza attı. İki telefon müşterisi arasındaki sıradan ve içinde hiçbir suç olmayan ticari konuşmayı kanunsuz bir şekilde dinlediği ortaya çıkan Telsim, bunu şantaj amacıyla kullandı.” Gördüğünüz gibi, Hürriyet ve Milliyet, konuşmanın içeriğinin yanlış, çarpıtılmış falan olduğunu öne sürmüyor; sadece haklı bir noktadan yola çıkarak, Star’ın suç işlediğini söylüyor. Son olarak, vaat ettiğimiz gibi cevapsız kalan iki “belge”yi aktarıyoruz size… Artık nasıl yorumlarsanız yorumlayın… EK 1. Goldman Sachs’ın raporundan saptamalar (Star’ın aktardığı bölümler): Ýþte 'Doðan batýyor' raporu Dünyaca ünlü Goldman Sachs'ýn, Aydýn Doðan'ýn batmanýn eþiðinde olduðunu net olarak ortaya koyan raporundan saptamalar: Doðan Holding'in Petrol Ofisi'ne ortak olmasý, grubun dolar cinsinden borcunu 1 milyar dolara çýkardý. Aydýn Doðan, 2001'in son çeyreði ve 2002'nin ilk çeyreði boyunca yerel bankalara ödemek zorunda olduðu 730 milyon dolarlýk borcu için bir an önce harekete geçmeli. Bu borç nedeniyle Doðan Grubu, yerli pazarda hem likidite, hem de faiz oranlarýna karþý çok kolay yara alabilir. Þirketin döviz riski ve yüksek uyum maliyeti, finansman için tehlike olarak duruyor. Aydýn Doðan'ýn bankasý Dýþbank sendikasyon borçlarýný ödeyeceði için varlýklarýnýn 2001 yýlýnda yaklaþýk yüzde 40 daralacaðýný bekliyoruz. 2001'de Doðan'ýn medya bölümünde reklam gelirlerinin yaklaþýk yüzde 40 azalacaðýný tahmin ediyoruz. Ortalama olarak finansal hizmetler, medya ve ticaret bölümlerindeki gelirlerde yüzde 30-33 azalma görüyoruz. Doðan Holding, zayýf operasyonlarý nedeniyle bu yýl 172 milyon dolar zarar edecek. ...Biz inanýyoruz ki, Aydýn Doðan, yüksek borcunu, yönetilebilir seviyeye indirmek amacýyla en sonunda Petrol Ofisi'ni satmak zorunda kalacak. EK 2. Star gazetesinin yayımladığı telefon görüşmeleri (takdimler Star’dan):
Ýþte ilk konuþma... SG: Mehmet Ali Bey. SG: Saðolun valla... Sabah'tan arkadaþlar
var SG: Hee. SG: Hýý... SG: Evet. Ýki taraftan 500-500. SG: Yani, yarýsý Hürgüç'ten 500 bin dolar, þimdiden 500 bin dolar. MAY: Hayýr hayýr. Onu sormuyorum. Milliyet'i satýn alan Korkmaz Yiðit'ten. SG: Tamam. SG: Tamam. SG: Okey, onlarý kesip hemen yollýyim. Kime yollýyim? MAY: Haa... SG: Korkmaz Yiðit'inkini kime yollýyim. SG: Kime yolliyim. SG: Dursun. MAY: Peki biþey söylicem, ordan 1 milyon dolar alýyoruz. Hala kesiyo muyuz? SG: Þeyi mi? MAY: Oðuz'a söyle, 1 milyon dolarý hiç kesmedim. Hiç kesmeden ne kadar daðýtabiliyor? SG: Tamam. MAY: Yalnýz anladýn mý bak. Hiç kesmeden. MAY: Adamlar, Avrupalýlar bize hiç fatura kesmiyecek. Sadece 1 milyon dolar koyduk, þeyden alacaðýmýz. Geri kalan da 500 bin koyduk. Ondan sonra bir hesap yaptýk. Ne kalýyo. Bak bakalým belki Dýþbank'tan denkleþtiririm. SG: Tamam. MAY: Dýþbank'ýn parasý var. Biliyorsun her ay veriyo. SG: Hee, o veriyo zaten. MAY: Sonra bir konuþalým senle. Bugün ama çýkmadan. Tamam mý? SG: Tamam. MAY: Hadi eyvallah. ...Ve skandalda ikinci perde SG: Oðuz bak. Þu Yiðit grubuyla ilgili. Hangi þirkete kesersin bilmiyorum ama, 1 milyon dolar fatura keselim, çýkacak reklamlar diye. Az biþey ya. Onu herhalde geri vericez o parayý da. Vermeden bari bu kadarýný faturaya baðlayalým. Bi fatura kes onlarýn hangi þeyine kesiyorsan. Eskiden bi yayýnlanýyodu Yiðit grubuyla. Ýlanlar çýkýyodu sizde. O: Evet. SG: Sen oraya da 1 milyon dolarlýk bir fatura kestir. Aslýný bana bi yollarsýn. Bir þekilde formüle edip. O: 1 milyon dolar, yani reklam faturasý mý yapcaz? SG: Reklam faturasý evet. SG: Ne kadar iþte, ne zaman çýkacaksa, artýk öyle avans olarak aldýk. Faturaya baðladýk, çýkacak reklamlarda falan de bari. Nasýl dersin ama... O: Yani çýkacak... þimdi adamlar kabul eder mi? SG: Onu biz alaþaðý yapacaz dostum. Sen neticede bir þekilde formüle edip, konuþacaksýn, halletcen iþte. O: Çýkacak ilanlara mahsuben öyle mi? SG: Yani öyle mi devralalým þimdi bilmiyorum
ki? SG: Ýlanlara mahsuben de. Grubunuza keselim
de. SG: Dünkü, 2 gün önce falan yani. SG: 20 Ekim veya 18 Ekim. SG: Yaa bu uyduruk. 18 Ekim falan diye kes. SG: Neslihan hanýmla ne iþin var. Kes
bu akþam. SG: Renkli sen söyle muhasebesine. Onu sen hemen kes, 17-18 neyse bir tarihte. Sonra aslýný bana yolla. O: O zaman tek bi açýklama yapalým. Kasým-Aralýk 98 ilanlarýnýza mahsuben diye. Ya da 20 Ekim. SG: Kasým deme artýk, Ekim. SG: Aralýk falan deme. SG: Grubunuzun Hürgüç'ler grubuna verilen ilan bedelleri karþýlýðýdýr. Öyle bir þey de, genel bir þey de. O: 20 Ekim'e keselim, 1 Ekim kuruyla yapalým, di mi? SG: Evet. SG: 1 milyon dolar neyse onu kes caným. SG: Sen kes faturanýn aslýný bana yollarsýn. Mümkün olduðunca erken tarihe kesersen, mümkün olduðunca dediðim þöyle, 18 Ekim falan gibi bir tarih. O: O zaman, 18 Ekim tarihli bi fatura kesiyoruz. Grubumuz dergilerinde kullanýlan, yayýnlanacak ilanlar bedeli diye. 1 milyon dolar karþýlýðý kesip hemen yollarýz. Önce bi kesip fakslayalým. Bir bakýn okeylerseniz aslýný yollýyalým. SG: Ahmet'e sor istersen. Ben neticede 1 milyon dolar kesersem, adamlara zaten kesmiþtik diye çamur yapacam. Yani tamam, oldu.
|
|
||||||||