Yeni çıkanlar

Basında Ekonomik Bağımlılık: 1970’lerden 1990’lara Türk Basınında Tekelleşme

Güventürk GÖRGÜLÜ, Gazeteciler Cemiyeti Yayınları

Tekelleşme Nedenleri, Sonuçları, Göstergeleri
Türkiye'de Basının Genel Görünümü
Devlet-Basın İlişkileri
Maliyetlerdeki Artış
Reklam ve Promosyon Yarışı
Tiraj Tıkanıklığı


RTÜK: Altın Makas
Mustafa Akın, Kitabevi Yayınları

 

 


Genel İletişim

Hasan Tutar, M. Kemal Yılmaz, Nobel Yayınları

 

 

Haberin Gözü Kameramanlar
Ali Öksüz, RH Ajans Yayınları

Tamam, itiraf ediyoruz. Arkadaşınızın öldüğü o kazada cansız bedenini görüntüleyen bizdik. Bizdik cayır cayır yanan evinizden çıkamayan çocuğunuzu beklerken sizi çeken. Çatışmada taş atıp kaçarken polisten veya öperken sevgilinizi... O bizdik. Ne çok kızmıştınız değilmi.? bize, kendinizi izlerken televizyonda. Peki hiç düşündünüz mü? neden sizden bile daha içindeydik tehlikenin, acının, ölümün? Ne yalan söyleyelim, biz düşünmedik. Hepsi içgüdüseldi; tıpkı yaşam gibi...

Bu kitabın sayfalarında, kameralara hapsettiğimiz her kare görüntünün nasıl haber olup özgürlüğüne kavuştuğunu anlattım. Tabi benim gibi, trajikomik anıları yeni yetişen kameramanlara ders diye anlatılan bir kameraman olunca anlatan, görüntünün haber olma aşaması hayli eğlenceli geçti.

Medya Tarihi: Diderot’dan Internete
Fredric BARBIER, Catherine Bertho LAVENIR
Çev: Kerem Öksüz, Okyanus Yayınları

Bu kitap, 1751'den internetin ve bilgi otoyollarının gelişimine kadar olan dönemdeki medyalar tarihini içeriyor. Elbette ki medyalar dediğimizde kitap ve basının yanı sıra 20. yüzyılda geliştirilen görüntü ve ses medyalarını kestediyoruz; yani 1940 öncesinde sinema ve radyo, ayrıca televizyon ve dhatta video; 20. yüzyılın ikinci yarısında da elektronik oyunlar, telematik araçlar ve bilgi şebekeleri...

Fransa'daki iletişim fakültelerinde en çok okutulan ders kitaplarından biri olan bu kitabın yazarları medya tarihinin iki boyutunu gözler önüne sermeyi amaçladılar: Bir yanda, medyaların Batı'daki siyasi yaşamla ve demokrasi işleyişiyle ilişkileri; diğer yanda da yazılı medyalarla görüntü ve ses medyaları arasındaki yakınlıklar...

Bu tercih, çizilen zamansal ve coğrafi çerçeveyi de açıklıyor aslında. 1751: Fransız Devrimi'nin belirtisi sayılan fikirleri dolaşıma sokan Ansiklopedi'nin yayınlanma tarihi.
Internet: Fikirlerin küresel boyutta dolaşıma girdiği, günümüz demokrasilerinde önemli tartışma konuları olan sansür ve enformasyon kontrolü sorunlarını da beraberinde getiren şebeke...

Somut ve şeffaf bir tarzda yazılmış, rakamlar ve tarihlerle zenginleştirilmiş olan bu kitap, her dönemin atmosferini canlandırmaya yönelik alıntılarla ve anektodlarla zenginleştirilmiş...

GLOBAL KÖY:

21. Yüzyılda Yeryüzü Yaşamında ve Medyada Meydana Gelecek Dönüşümler

MARSHALL MCLUHAN , Çeviren Bahar Öcal Düzgören, Scala Yayınları, Aralık 2001

Global Köy, Marshall McLuhan'ın ilk olarak öncü kitabı Understanding Media'da (Medyayı Anlamak)ortaya koyduğu, bugünün dünya çapındaki entegre elektronik şebekesine ilişkin görsel çalışmasını, son yirmi yılın teknolojik gelişmelerin anlaşılmasını sağlayacak biçimde, ayrıntılı bir kavramsallık çerçevesi önermek suretiyle genişletmektedir. Kitabın özü, günümüzde teknolojiyi kullananların, dünyayı kavramakta yararlanılan, birbirinden çok farklı iki yol arasıdna sıkışmış oldukları tartışmasıdır. Bir tarafta, yazarlarının Görsel Uzam olarak değindiği, Batı dünyasına özgü çizgisel, nicel algılama modu; diğer tarafta ise, Doğu'nun, son teknolojilerin hepsinin bizi içine doğru iteklediği bütüncül, nitel mantığı işitsel Uzam bulunmaktadır.

Ne var ki yazarlar, İşitsel Uzam'a doğru yönelen bu hareketin pürüzsüz olmayacağı konusunda bizi uyarmaktadırlar. Gerçekte McLuhan ile Powers, dünya çapındaki iletişimin bir sonucu olarak global köyün ortaya çıkmasıyla, bu iki dünya görüşünün "birbirleriyle ışık hızında çarpıştıkları" tartışmasını gündeme getirerek, "barışın anahtarının, bu sistemlerinin her ikisini de aynı anda anlamak" olduğunu iddia etmektedirler. Yazarlar, McLuhan'ın otuz yıl kadar önce büyük bir başarıyla yaptığını bugün de yapıp tarafsız bir yaklaşım benimseyerek yakın geleceğin dünyasına köşebaşından bakmak ve hepimizin orada bulacakları konusunda hazırlıklı olmamıza yardım etmek peşindedirler.

Amerikan Medyasında 11 Eylül, Remzi Gökdağ, E Yayınları Aralık 2001

11 Eylül saldırları her kesimden çeşitli tartışmaların yükselmesine neden oldu. Saldırıların nedeni, sonucu, etkileri, tepkileri, askeri boyutu, ekonomik yankısı, teoriler, tezler... Bütün bu karmaşanın içinde ben olayın gazetecilik boyutuyla ilgilendim. Hangi kanal hangi görüntüyü kullandı, naklen yayınlarda kim nasıl haber verdi, gazeteler oalyı nasıl duyurdu, dergilerin mizanpajı nasıl değişti? 11 Eylül'ü izleyen günlerde bu soruların yanıtını aramaya çalıştım. Aldığım notlar, izlediğim görüntüler, görüştüğüm kişiler sonrasında bu çalışma ortaya çıktı."

Remzi Gökdağ

Kaynaklar: www.pandora.com.tr , www.ideefixe.com.tr

Medya Politikaları Türkiye’de
Televizyon Yayıncılığının Dinamikleri
Derleme (B. Kejanlıoğlu, S. Çelenk, G. Adaklı), İmge Kitabevi

PTT'nin kablolu yayınlara başlamasından ve TRT vericilerinin PTT'ye devredilmesinden kısa bir süre sonra, 1989 Martında Özal şöyle demişti: "Televizyonu 15-16 kanala çıkaracağım PTT vasıtasıyla... Ondan sonra kanallar açık artırmayla yurtdışından da gelsin... Kim daha çok parayı bastırırsa o alır.... Yayını PTT'de bırakmak lazım... Teknoloji değişiyor."

Yıl 2001... Yayın yetkisi belki PTT'de kalmadı, ama TRT'nin gerilemesi, kanal sayısının artması, parayı bastıranın TV kanalı alması, yurtdışı sermayenin televizyon alanına yatırım yapması ve teknolojinin değişmesi, Özal'ın öngördüğü gibi Türkiye'de televizyon yayıncılığın başlıca özellikleri arasına girdi. 1994'te çıkan yasaya rağmen bu niteliklerde bir değişiklik olmadı; hatta nicelik, teknoloji ve mali kaynak üzerindeki vurgu ile yasaya uymazlık pekişti.

Temel eksenini bu özelliklere ilişkin tartışmaların oluşturduğu bu derlemede, yayıncılıkla ilgili başlıca politika konuları değerlendiriliyor. Kitapta kamu yayıncılığı, sayısal teknoloji, Radyo ve Televizyon Üst Kurulu (RTÜK), reklamlar, özel radyo ve televizyon kuruluşlarının mülkiyeti ve kontrolü ile telif hakları kendi başlarına birer politika meselesi olarak ele alınıyor. Ayrıca, yayın ilkeleri çerçevesinde en çok gündeme gelen ahlaka aykırılık sorunu ile "erotik" yayınlar inceleniyor, popülerliği yüzünden özel televizyon temel içerik hammaddesi sayılan spor (özellikle futbol) yayınlarına da özel bir bölüm ayrılıyor.

Medya Politikaları, başta iletişim ve siyaset alanları olmak üzere insan ve toplum bilimcilerinde öğrenim gören bütün öğrencilere olduğu kadar, "sadece izleyici ve tüketici" kalmaktan ve sayılmaktan bıkan bütün televizyon izleyicilerine de sesleniyor.
(Arka Kapak)

TV Haberlerinde İdeoloji
Çiler Dursun, İmge Kitabevi

Televizyon haberlerinde nesnel gerçekliğin tarafsızca sunulduğu iddiası, ticari televizyonların haberciliğinin meşruiyet zemininin kurucu öğesidir. Her akşam ekran aracılığıyla karşı karşıya bırakıldığımız dünyanın asılnda hiç de "tarafsızca yansıtılan bir dünya" olmadığının ve olamayacağının kanıtları bu kitapta sergileniyor. Haber, ideoloji ve söylem, bu ilginç kanıtları sunabilmenin olanağını sağlayan kuramsal çerçevenin anahtarı olarak, en önemli metinler içinden tartışılıyor.

Çiler Dursun, gerek kuramsal yaklaşımın örgüsü, gerekse televizyon haberlerine ilişkin çözümlemenin şaşırtıcı ve keyifli dokusu ile her akşam karşısına geçtiğimiz televizyon haberlerine farklı bir bakışla yönelmenin olabirliklerine değiniyor. Güç ilişkilerinin kuruluş mekanizmalarını, fikirleri ve yaklaşımları bir örnekleştirmenin, tek tipleştirmenin stratejilerini televizyon haberleri aracılığıyla açığa çıkarıyor.

Haberlerdeki dilin ve görüntünün sanıldığı kadar saydam ve doğrudan olmadığının, mikro düzeyde bir çözümlemeyle sunulan ilk kanıtlarından biri bu çalışmadır. İdeolojinin haber metinlerinde nasıl tıkır tıkır işlediğinin çarpıcı bir örneği olan kitap, iletişim alanında bundan sonra yapılacak çözümlemelerde, öncelikle başvurulacak metinlerden biri olmaya aday. Ancak asıl önemi, güç ilişkileriyle mücadelenin her düzeyde ve hayatın her anında -televizyon izlerken bile- sürdürülmesi gerektiği konusundaki samimi vurgusunda belirmektedir. Medyayla sürekli hesaplaşan herkesin kılavuzu olacak bir yapıt.
(Arka Kapak)

Spikeriz Diye
Ümit Aktan, İnkılap Yayınları

Anılar, sözcükler ve sohbetlerde kaldığında unutulmaya mahkumdur. İstemedim unutulmalarını o anıların ve o anılarda gülümseyen insanların.

Kendimi bildim bileli mikrofonla, ekranla içli dışlı yaşadım.

30 yıl olmuş demek ki... Ama yayıncılığın o eski zaman şövalyeleri anılarımda hala capcanlı.

Bu kitap, işte o 30 yıldan süzülmüş bir anılar demeti. Tabii, bugünü nasıl geldik sorusunun yanı sıra, nereye gittiğimiz sorusuna da yanıt arıyor.

Birazcık gülümserseniz, bu da cabası olacak elbette...

İletişim ve Teknoloji: Yeni Olanaklar Yeni Sorunlar
Ümit ATABEK

Seçkin Kitabevi, Ankara, 2001.
İletişim ve enformasyon teknolojilerinin günümüzde ulaştıkları düzeyi göz önüne alarak ileri sürebileceğimiz en belirgin toplumsal sonuç, iletişim ve enformasyon tabanlı olgu ve süreçlerin toplumsal yapıyı giderek daha fazla belirledikleridir. Özellikle 1960’lı yıllardan sonra ortaya çıkan gelişmelerin, ciddi boyutta toplumsal dönüşümlere neden olduğu görülüyor. Ancak bu durumun bütünüyle yeni bir toplumsal yapıyı ortaya çıkardığını söylemek gerçekçi olmayacaktır. “Yeni” durumun, temel üretim ve bölüşüm süreçleri açısından “eski”nin devamı olduğuna ilişkin kanıtlar, çeşitli mistifikasyonlara rağmen çoğunlukla kolayca görülebilecek niteliktedir. Buna karşın teknolojik gelişmenin getirdiği başta internet olmak üzere bir çok yeni araç, toplumsal iletişim süreçleri açısından ciddi alternatif olanaklar sunabilmektedir. Bu alternatif olanakların, iletişim ve enformasyon teknolojilerini kolaylıkla bir denetim aracına dönüştürebilenler karşısında önemli bir toplumsal güç oluşturabilme potansiyeli mevcuttur. Ancak bu potansiyelin aktüel hale gelebilmesi tekn(oloj)ik değil politik bir sorundur.


Matbuat, Basın Derkeen… Medya
Bedii Faik Akın, Doğan Kitapçılık, Mayıs, 2001

Matbuat Basın derkeen Medya, Bedii Faik'in yalnız yazı hayatını anlattığı bir anı dizisidir ve Türk gazeteciliğinin altmış yıllık geçmişinin, bugüne, medyaya kadar gelip çakılan kaderinin çok renkli bir tablosu gibidir!..

Bu kitapta ayrıca, yüzyılın pek çok kalem şöhretinin yazıyla çizilmiş portrelerini de bulacak ve hemen hepsinin önünde bir ibret duygusuyla da sarsılacaksınız, demek fazla abartılı olmaz sanıyoruz. Doğan Kitapçılık, Matbuat Basın derkeen Medya'yı Türk okurlarına sunarken zevkli bir görev başardığının inancı içindedir. (Arka Kapak)



Gutenberg Galaksisi
Marshall McLuhan, Yapı Kredi Yayınları, Mayıs 2001


"... kesin olan bir ţey var ki, o da, elektromanyetik keşiflerin, bütün insanı ilişkilerde eşzamanlı 'alan'ı yeniden yaratmış olduğudur; öyle ki, insan ailesi artık 'küresel bir köy' koşulları altında yaşamaktadır. Şu anda biz kabile davullarıyla çınlayan tek bir büzüşmüş uzayda yaşıyoruz."

Marshall McLuhan'ın (1911-1980) Gutenberg'le başlayan basım devriminin getirdiklerini ve elektronik devrimin getireceklerini kendine özgü mozaik yaklaşımıyla ele aldığı Gutenberg Galaksisi, yayımlandığı 1962 yılında "eleştirel düzyazı" niteliğiyle yazarına Kanada'nın en önemli edebiyat ödülü olan Governor General's Award'ı kazandırdı; o tarihten bugüne defalarca basıldı; Almanca, Fransızca, İspanyolca, İsveççe, İtalyanca, Japonca, Katalanca, Lehçe, Portekizce, Rumence, Sırp-Hırvatça ve Yunancaya çevrildi; 200.000'den fazla sattı ve bir kült kitap haline geldi. Bütün tezleri bir yana, iletişim diline kazandırdığı "küresel köy" kavramıyla McLuhan'ın ilk "medya gurusu" olmasına yardımcı oldu.

Yöneltilen bütün eleştirilere karşın, getirdiği cüretkar tezlerle "basılı söz" yaşadıkça canlılığını koruyacak olan bu kitap, ülkemizde de, özellikle son yıllarda, çok konuşuldu, çok tartışıldı - bundan böyle okunacak.
(Arka Kapak)


Amiral Battı, Can Ataklı’nın Tanıklığıyla
Serkan Seymen, Metis Yayınları

Amiral Battı, 80'li yıllarda kendisini Türkiye medyasının "amiral gemisi" ilan eden Sabah gazetesi ile onun bağlı bulunduğu grubun geçirdiği dönüşümleri ele alıyor. Bu grubun, basın dışı sermayeye yaslanmayan öncü bir gazeteyle yola çıkmışken, daha sonra nasıl banka satın almaya kadar savrulduğunu, basın dışı işlerinin nasıl gazete manşetlerinde yansıttığını irdeliyor.

Kitabın ana eksenini, en başından itibaren Sabah'ı Sabah yapan çekirdek ekip içinde yer alan, ancak son dönemde Dinç Bilgin-Zafer Mutlu ikilisi tarafından işten atılan Can Ataklı'nın tanıklığı oluşturuyor. Ataklı, Serkan Seymen'in yaptığı röportajda kimi zaman burukluğunu dile getiriyor, kimi zaman öfkesini boşaltıyor; ama en önemlisi medya-siyaset-sermaye ilişkileri konusunda çok önemli ifşaatta bulunuyor. 1992'de Cilalı İmaj Devri adlı kitabında Sabah'ın temsilciliğine soyunduğu "yükselen değerleri" ilk kez kavramsallaştırmış olan Can Kozanoğlu ise, on yıl sonra aynı değerlerin neden ve nasıl yere çakıldığını anlatıyor. Kitabın sonsözünü kaleme alan gazeteci Kemal Can da, amiral gemisinin batmasından çıkartılabilecek dersleri tartışıyor. Kitapta 93 trilyonluk bir meblağın hortumlandığı Etibank soruşturmasına dayanak teşkil eden Bankalar Yeminli Murakıpları raporunun "Sonuç ve Özet" bölümleri ile Can Ataklı'nın 1995'te Doğan grubuna karşı Sabah grubunu cansiperane savunan yazılardan seçmeler de ek olarak yer alıyor.
(Arka Kapak)

Koltuk Sevdası Yücel Yener’in Bir Çiftliği Var: TRT
Ahmet Erçakır, Çiviyazıları

Bilkent'te öğrenci olduğu halde TRT'den maaş alan kim?.
TRT'de milletvekili eşi, oğul ve kızlarından oluşan memur patlaması!.
17 sayfalık rapor için 500 bin dolar kime verildi?.
2 milyon 996 bin dolarlık sanat harikası yeni logo!.
TRT'den maaş alan TGRT programcısı!.
Özel hastane faturalarını neden TRT ödedi?.
Kanal D'deki "Yılan Hikayesi" çekimlerindeki başarısından dolayı RTMD'den ödül alan TRT kameramanı!.
Sahte evrakla basın kartı alan kimdi?.
Oğlunun düğün filmlerini TRT'de çoğalttıran Devlet büyüğü!.
Kızı için yönetmenlik değiştirten Milletvekili!.
İngilizce bilmediği halde İngiltere'ye araştırmaya gönderilen TRT elemanı!. (Arka Kapak)


Görgü Tanığı
Orhan Karaveli, Pergamon Yayınları

Toplum yaşamını görevleri gereği izleyen gazeteciler yalnızca kendi renkli hayatlarının sahibi olmakla kalmazlar, binlerce hayata da tanıklık ederler. Bir "özdeyiş" haline gelen "Gazeteci tarihin tanığıdır" sözü, o nedenle, bir gerçeğin ifadesidir.

Elli yıllık gazeteci Orhan Karaveli, yaşadıklarını, "Görgü Tanığı"nda mesleğinden gelen tatlı ve rahat üslûpla anlatırken tarihe de tanıklık etmiş oluyor.

Nail Güreli, Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Başkanı


Yerel Gazetecilik
Atilla Girgin, İnkılap Yayınları

 

 


Medyada Kadın
Hatice Aydoğan , Ceylan Yayıncılık

Medyanın kadın politikası genel olarak kadın cinsinin bir kez daha aşağılanması ve kadının fiziğiyle cinselliğinin kullanılarak bu aşağılanmanın kapitalist hayatta bir araç haline dönüştürmenin her gün yeniden üretilmesidir. Bu bakımdan da medyadaki kadın, kendi cinsinin aşağılanarak metalaştırılması politikasının doğrudan ya da dolaylı üreticisidir.

Şan ve şöhreti kadının soyunmasına indirgeyip, özentinin koşulunu oluştururken ya televizyonun izlenme oranını arttıracak ya da gazete ve dergisini çok satacaktır.

İşçi, memur, köylü ve esnaf kesiminden emekçi kadınların yaşadıkları sorunların hiç birinin gerçek yüzüyle sermaye medyasında yeri yoktur...
(Arka Kapak)



Gazetecinin El Kitabı
Christopher Browne, MediaCat Kitapları


İletişim için yaratıldığınızı, iletişim dışında herhangi bir meslekte var olamayacağınızı düşünen biri olabilirisiniz... İletişim ve medyanın büyüsüne kapılmış biri olabilirsiniz... Kendinizi iletişim dünyasının içinde bulmuş kararsızlardan biri de olabilirsiniz...

Radyo-televizyon, gazetecilik, halkla ilişkiler; "iletişim sanatı"na hangi yönden yaklaşırsanız yaklaşın, bugüne kadar tüm öğrendiklerinizi ve tüm gözden kaçırdıklarınızı bu rehber kitapta birarada bulacaksınız.

The Times, Sunday Times ve Daily Telegraph gibi önde gelen İngiliz gazetelerinde görev yapmış, aynı zamanda halka ilişkiler uzmanı olan Christopher Browne tüm birikimi, medyaya ilk adımını atacak öğrenciler ve kendini geliştirmek isteyen gazeteciler için aktarıyor.
(Arka Kapak)


DIGITAL MCLUHAN - GUIDE TO THE INFORMATION MILLENNIUM

PAUL LEVINSON, ROUTLEDGE

McLuhan, internet ortaya çıkmadan tam 20 yıl önce, sonuçları üzerine yazmıştı. O sıralar herkes onun televizyondan bahsettiğini düşünmekteydi. Internet, e-mail ve siberuzay üzerindeki yaşamı merak edenler, Paul Levinson'ın, McLuhan'ın bıraktığı yerden devam eden eserini okumalılar.

Mediated Identities
Karen Ross , Deniz Derman , Nevena Dakovic
İstanbul Bilgi Üniversitesi Yayınları, Şubat 2001, İngilizce

In recent years, identity construction, maintenance and questioning in and through the various media have been the focus of key debates in media and cultural studies. This book explores the critical concepts in identity theories and the media, discusses "ethnic" and "national" identities constructed through newspapers, photographs, television, film and the digital media, and presents challenging issues on current debates in identity politics and marginality from global, local and personal perspectives.

"Mediated Identities" provides a highly readable and "multu-culti" view to the media, cultural and film studies. The book aims to offer a comprehensive and innovative journey through the identities in times and spaces of the media.
(Arka Kapak)

Tencere Kapak
Turhan Ilgaz, Yapı Kredi Yayınları, 2001

"Biz, bireyi hiçleştiren cemaatlerin, üstelik din cemaatlerinin, özerklik iddialarına özgürlük istemeyi demokrasi sanmaya devam edeceğimiz için, cumhuriyet-demokrasi çatışkısının ayırdına varamadan, cumhuriyetin de, demokrasinin de berisinde kalmaya, bir süre daha devam edeceğiz."

Türkiye için yeni bir binyıla girmenin anlamı gerçekten yeni bir döneme girmek mi, yoksa zaman içinde sürüklenirken yuvarlak bir sayıya rastlamaktan öteye geçmiyor mu? Görünen o ki zamana yalnızca maruz kalmak yerine, tarihte seçim yapmak ve bu seçimi izlemek için Türkiye'de siyaset ve medyanın iç içe kaynadığı tencerenin kapağını birisinin kaldırması gerek. Tencere Kapak'ta Turhan Ilgaz bunu yapıyor.
(Arka Kapak)



GAZETECİNİN NOT DEFTERİ
Yılmaz TUNÇKOL ,
BAS-HAŞ YAYINLARI

Klasik bir sorudur; gazeteci mi doğulur, gazeteci mi olunur?

Yılmaz Tunçkol hem gazeteci olarak doğmuştur, hem de sonradan gazeteci olmanın tüm yeteneklerini özümsemeyi başarmıştır. Bir yandan "doğuştan gazeteci"liğin hasletlerini çevresine gösterirken, bir yandan da gazeteci olmanın koşullarını meslektaşlarına kanıtlamıştır. Bu iki önemli unsuru bünyesinde birleştiren Yılmaz Tunçkol, "gazeteci olma"nın düzgün ve saygın koşulları içinde; onlara ödünsüz bağlı kalarak mesleğini sürdürürken, "gazeteci doğma"dan gelen iki önemli özelliği de öne çıkmıştır. Dürüstlüğü ve çalışkanlığı...


Kesin Ofsayt
Televizyon Futbolu ve Futbol Medyası

Ümit Kıvanç, İletişim Yayınevi

Futbol yorumculuğu, nicedir, en gözde halk felsefesi tahtında oturuyor. Milyonlar televizyondaki "futbol geyiklerinin" esiri. Futbol medyasının klişelerle, dargörüşlülükle, basbayağı palavrayla yüklü budalalaştırıcı söyleminin, bu ülkedeki kollektif mantık ve muhakeme yetmezliğinin, "zihniyet bozukluklarımızın", kocaman bir aynası olduğunu... sadece o kadar da değil, bizzat güçlü bir kaynağı olduğunu söylemek abartma sayılır mı? Elinizdeki küçük kitap, bu dev lunapark aynasına, futbol medyasına bakıyor. Daha doğrusu, futbol medyası üzerinden futbol alemine bakıyor. Futbolu anlamlandırma ve sevme biçimlerinin nasıl deforme olduğunu, tek boyutlulaştığını, çirkinleştiğini gösteriyor. İnsanın içindeki çocuğu -daha ziyade oğlan çocuğu!- hep yaşar kılan eşsiz bir oyun, zevki paylaşıldıkça çıkan engin bir tutku olan futbolun, endüstri haline geldikçe nasıl kirlendiğini bir defa daha hatırlatıyor, aslında. Türkçe edebiyatta ironinin hakkını veren nadir isimlerden birinin, Ümit Kıvanç'ın, yazarlığının bir başka cephesi olan eleştirel siyasi denemeleriyle de birlikte düşünülebilecek bir "hal-i pür melalimiz" tasviriyle karşı karşıyayız. Ama dikkat: Ofsayta düşmeyin! Bu bir "futbol reddiyesi", futbola uzaktan, dışardan bir bakış değil! Hala "amatörce" top tepen ve bizzat pazar-gecesi-futbol-programları kurbanı olan biri tarafından, futbol sevgisiyle, futbolun içinden yazılmış bir risale.
(Arka Kapak)

Şeytan Aletleri
(Fanzinler, Demolar, Fotokopi Afişler)
Altay Öktem, Varlık Yayınları / Bilgi Dizisi

"En kötü düzen bile düzensizlikten iyidir" diyenler, bu düzenin sürmesini isteyenlerdir. Böylece bu kötü düzene razı olmamız, muhtemel bir kaosa karşı onu savunmamız isteniyor.
Bazı alt kültürlerin elindeki iletişim araçları; fanzinler, demolar, afişler bu düzeni sürdürmek isteyenler açısından elbette birer şeytan aleti. Oysa gerçek şeytanın kim olduğunu tarih zaten kendi dinamikleriyle tespit ediyor.
Ey okur, bu kitapta anlatılan senin hikayen değil. Çünkü senin anlatılacak bir hikayen yok. Hiç olmadı. Onların var!” (Arka Kapak)

Türk Devrimi ve Basın 1922-1925
Hasan Türker, Dokuz Eylül Yayınları

Türk Devrimi'nin, siyasal yapılanma sürecinde geleneksel Osmanlı Kurumlarından kolay kolay vazgeçemeyen Meşrutiyet dönemi aydınlarının başında bulunduğu bazı İstanbul gazeteleri, Mustafa Kemal'in diktatörlüğe gideceği endişesi ile yeni yapılanmaya pek sıcak bakmazlar ve çok kez ağır eleştirilerde, hatta saldırılarda bulunarak devrimci güçlerle karşı karşıya gelirler. Cumhuriyet'in ilanı ile birlikte doruk noktasına çıkan, muhalif basın ile devrimci güçler arasındaki gerginlik 1925'te muhalif basının kapatılmasıyla son bulur. Bu çalışmada, Türk Devrimi'nin siyasal yapılanma aşamasında, basının devrime ve devrimci güçlerin de muhalif basına yönelik tavrı; gazetelerin, günümüze ulaşan koleksiyonlarına dayanılarak incelenmektedir. (Arka Kapak)

Yazılı Basında Haber ve Habercilik Etik'i
Atilla Girgin
, İnkılap Kitabevi

Dr. Atilla Girgin bu çalışmasında basında etik sorununu iki temel çelişki açısından ele almış.
Bunlardan ilki, düzenli gazeteciliğin ortaya çıktığı 1631 yılından bu yana, gazetecilerin dilediklerini özgürce yazma girişimleri ile egemen güçlerin, gazetelerde, yalnızca kendi çıkarlarına uygun haberleri görme arzuları. İkinci çelişki ise İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra belirgin bir biçimde ortaya çıkan, Türkiye'de ise ancak 1980'lerden sonra fark edilen kamu görevi-ticari çıkar çatışması.

Internet üzerinden kitap
satın alabileceğiniz adresler

www.pandora.com.tr
www.ideefixe.com.tr
www.abonet.net
www.amazon.com
www.arkadas.com.tr
www.bilgiyayinevi.com.tr
www.canyayinlari.com
www.damlayayinevi.com.tr
http://genclik.com
www.gezegen.com
www.intermedia.com.tr
www.idea-tr.com
www.imge.com.tr
www.kimkimdir.com.tr
www.kitap.com
www.literature.com
http://melodi.net
www.sahaf.com
www.sanatkitabevi.com.tr
www.seckin.com.tr

 

 

 

   

kuramcılar | makaleler | kitaplık | akademik linkler  |akademik dergiler | ajanda |

© Bilgi İletişim A.Ş. 1999 Her hakkı saklıdır. Internet Explorer 4.0 ve üstü tarayıcıya göre optimize edilmiştir.